+905066043761 info@sumtek.org.tr
+905066043761 info@sumtek.org.tr

SU ÜRÜNLERİ MÜHENDİSLERİ VE MESLEKİ ÖRGÜTLÜLÜK

Değerli meslektaşlarım,

1980’li yıllara kadar su ürünlerine yönelik bilimsel çalışmalar ve eğitim; üniversitelerin ziraat fakültelerinin zootekni ve su ürünleri bölümlerinde, fen fakültelerinde hidrobiyoloji birimlerinde, veteriner fakültelerinde ve bazı üniversitelerde coğrafya bölümlerinde yürütülmüştür (Elbek ve ark., 2000). 1982 yılında 41 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan su ürünleri yüksekokulları, 11.07.1992 tarihinde kabul edilen 3837 sayılı kanun ile fakülteye dönüştürülmüştür (Yeşilayer ve ark., 2016). 1982 yılında “Su Ürünleri Yüksekokulu” olarak başlayan su ürünleri mühendisliği eğitimi, bugün yaklaşık yarım asırlık bir geçmişe ulaşmıştır.

Mesleki Örgütlenme Sorunu

Su Ürünleri Mühendislerinin en önemli sorunlarının başında mesleki örgütlülüğün zayıflığı gelmektedir. Geride kalan yaklaşık 44 yıl içerisinde güçlü bir mesleki örgütlenmenin sağlanamaması, mesleğin toplumdaki bilinirliğinin oldukça düşük kalmasına neden olmuştur. Bununla birlikte, son yıllarda farklı isimler altında ancak aynı alanda uzmanlaşan mühendislik disiplinlerinin ortaya çıkması, mesleki tanım ve yetki alanlarında karmaşıklığı artırmaktadır.

Yasal Çerçeve ve Yetki Sorunları

Mesleğimiz, 1971 yılında yayımlanan ve su ürünlerinin korunması, istihsali ve kontrolüne dair hükümler içeren 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ile düzenlenmektedir. Ancak bu kanunda bugüne kadar yapılan değişikliklere rağmen “mühendis” ifadesine yer verilmemiş olması önemli bir eksikliktir ve mesleki yetkinliğimizi doğrudan etkilemektedir.

Öte yandan, su ürünleri mühendislerinin önemli bir bölümü 5996 sayılı kanun kapsamında gıda üreten işletmelerde zorunlu personel olarak istihdam edilmektedir. Ancak bu düzenlemede de yetkiler yalnızca su ürünleri mühendislerine verilmemiş; gıda mühendisleri, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerle paylaşılmıştır. Bu durum, mesleki sınırların belirsizleşmesine yol açmaktadır.

TBMM Komisyonu ve Örgütlenme Eksikliği

TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Meclis Araştırması Komisyonu tarafından 2025 yılında hazırlanan kapsamlı raporda, su ürünleri fakültelerinin bugüne kadar 30 binden fazla mezun verdiği, yaklaşık 3.600 su ürünleri mühendisinin sektörde aktif olarak çalıştığı ve 2023 yılı itibarıyla 1.511 mühendisin Bakanlık teşkilatında görev yaptığı belirtilmektedir.

Raporda mevcut sorunlara ve çözüm önerilerine yer verilmiş olmakla birlikte, su ürünleri mühendislerinin yetki sorunlarına ilişkin açık ve net bir ifade bulunmamaktadır. Ayrıca komisyona iletilen 108 raporun hiçbirinin meslek örgütleri tarafından hazırlanmış tüzel bir rapor olmaması, örgütlenme eksikliğinin somut bir göstergesi olarak dikkat çekmektedir. Bazı derneklerin katkı sunduğu görülmekle birlikte bu katkıların kurumsal değil, bireysel düzeyde kalması, mesleki temsil gücünün yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Sektörün Büyümesi ve Küresel Önemi

Su ürünleri yetiştiriciliği, FAO tarafından dünyanın en hızlı büyüyen gıda sektörü olarak tanımlanmaktadır (Gün ve Kızak, 2019). Ziraat Mühendisleri Odası’nın 2003 yılı raporunda 2025 yılı için dünya su ürünleri yetiştiriciliğinin 62 milyon tona ulaşması beklenirken, FAO verilerine göre bu rakam 104 milyon ton olarak gerçekleşmiştir (FAO, 2025). Bu veriler, mesleğimizin küresel ölçekteki gelişimini ve artan stratejik önemini açıkça ortaya koymaktadır.

Türkiye’de Su Ürünleri Sektörünün Gelişimi

Türkiye, yaklaşık 25 milyon hektarlık su yüzeyi ile önemli bir yetiştiricilik potansiyeline sahiptir. Yetiştiriciliğin toplam üretim içindeki payı yıllar içinde hızla artmış ve 2018 yılında ilk kez yetiştiricilik üretimi, avcılık üretimini geride bırakmıştır.

Bu gelişimi sayısal olarak ifade etmek gerekirse:

  • 2002 yılında yaklaşık 60 bin ton olan yetiştiricilik üretimi, 2025 yılı itibarıyla 600 bin tona ulaşmıştır.
  • 2002 yılında 1.245 olan yetiştiricilik tesisi sayısı, 2024 yılı sonunda 2.427’ye yükselmiştir.

Bu yaklaşık on katlık büyüme, büyük ölçüde su ürünleri mühendislerinin bilgi ve emeği ile gerçekleşmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yürütülen doğru politikalar da bu gelişimi desteklemiştir. Nitekim ilk “Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü” İzmir’de kurulmuş, ardından bu yapılanma 43 ilde yaygınlaştırılmıştır.

İstihdam, Ücretler ve Çalışma Koşulları

Sektörün en önemli ve kronik sorunları arasında istihdam yetersizliği, düşük ücretler ve zorlu çalışma koşulları yer almaktadır. Kafes sistemlerinin genellikle şehir merkezlerinden uzak olması ve mesai saatlerinin çok erken başlaması, çalışma koşullarını daha da zorlaştırmaktadır. Kurumsallaşmış birkaç firma dışında sektörde uzun vadeli ve istikrarlı çalışma imkânlarının sınırlı olduğu görülmektedir.

Buna ek olarak, yapılan denetimlere rağmen sektörde diploma kiralama uygulamasının devam etmesi, mesleğin saygınlığını olumsuz etkilemektedir.

Ücret Politikaları ve Sektörel Gerçeklik

TMMOB Yönetim Kurulu tarafından 2026 yılı için ücretli çalışan mühendisler için tavsiye edilen taban ücret brüt 94.500 TL olarak belirlenmiştir. Aynı kapsamda, gıda işletmelerinde zorunlu personel olarak çalışacak mühendisler için net ücret 87.500 TL olarak tespit edilmiştir. Ziraat Mühendisleri Odası tarafından belirlenen tarifede ise uzman mühendisler için 96.000 TL, diğer mühendisler için 87.500 TL net ücret öngörülmektedir.

Ayrıca açık deniz üretim tesislerinde ve kuluçkahanelerde çalışan mühendisler için bu ücretlerin bir buçuk katı, dalgıç olarak çalışan mühendisler için ise iki katı ücret uygulanması gerektiği belirtilmektedir. Ancak pratikte bu ücretlerin sektörde ne ölçüde karşılık bulduğu ciddi bir soru işaretidir.

Akademi, İşveren ve Yapısal Sorunlar

İşverenler genellikle bu ücretlerin yüksek olduğunu ve mühendislerin yeterli donanıma sahip olmadığını ileri sürmektedir. Daha dikkat çekici olan ise, bu görüşlerin zaman zaman akademik çevrelerde de karşılık bulmasıdır. Bu durum, mesleğin kendi içinde sorgulanmasına yol açmaktadır.

Bu süreçte post-fordist üretim anlayışının etkileri açıkça görülmektedir (Harvey, 1989; Piore ve Sabel, 1984). Daha az personelle daha fazla iş yapılması beklentisi, düşük ücret politikaları ve artan verimlilik baskısı, mühendislik mesleğinin niteliğini zayıflatmaktadır. Bu yaklaşım, mühendislerin mesleki perspektiflerini daraltmakta ve sürdürülebilirlik, çevresel etki, hayvan refahı ve gıda güvenliği gibi temel değerlerin geri plana itilmesine neden olmaktadır.

Eğitim ve Gelecek Perspektifi

Meslekte yaşanan sorunların önemli bir kısmı, 2000’li yıllardan itibaren kontrolsüz şekilde açılan fakülteler, ikinci öğretimler ve artan kontenjanlarla ilişkilidir. Günümüzde su ürünleri fakültelerinin üniversite giriş başarı sıralamaları 300 bin ile 700 bin aralığındadır. Bu durum kısa vadede belirgin bir sorun yaratmasa da, orta vadede sektör için önemli bir risk oluşturma potansiyeline sahiptir.

Bu nedenle yapılacak düzenlemelerin işveren taleplerine göre değil, bilimsel verilere dayalı olarak şekillendirilmesi gerekmektedir.

Sonuç ve Çağrı

Ziraat Mühendisleri Odası bünyesinde görev yapan su ürünleri mühendisleri olarak; mesleki örgütlenme, meslek yasası, su ürünleri kanunu, istihdam, ücretler ve özlük hakları başta olmak üzere birçok konuda mücadele edilmektedir. Ancak bu mücadelenin güçlenmesi, meslektaşlarımızın yalnızca zorunlu durumlarda değil, aktif katılım göstererek örgütlü yapıya dahil olması ile mümkündür.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 72 yıllık geçmişi, ilkeleri ve politikaları ile köklü bir kurumdur. Bu kurumda yöneticiler geçici, üyeler ve politikalar kalıcıdır. Bilim ve teknik temelli politikaların güçlenmesi ve mesleki örgütlülüğün sağlanabilmesi için tüm meslektaşlarımızın bu yapıya dahil olması büyük önem taşımaktadır.

KAYNAKLAR

Elbek, A.G., D, İşgören-Emiroğlu, H, Saygı. (2000). Employment Status of Fisheries Engineering (in Turkish), Ege Üniversitesi Yayınları, Su Ürünleri Fakültesi Yayın No:60, Yardımcı Ders Kitabı Dizin No:9, 38s.

FAO, (2025). Food Outlook: Biannual report on global food markets. Rome: FAO.

Gün A., Kızak V. (2019). Dünyada ve Türkiye’de su ürünleri üretiminde istatistiki durum. Menba Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dergisi, 5(2), 25-36.

Harvey, D. (1989). The condition of postmodernity. Oxford: Blackwell.

Piore, M. J., & Sabel, C.F. (1984). The second industrial divide. New York: Basic Books.

TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Meclis Araştırması Komisyonu Raporu, (2025).

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Raporları “Su ürünleri yetiştiriciliği ve politikalar”, (2003). https://api2.zmo.org.tr/uploads/portal/resimler/ekler/4feb0096faa8326_ek.pdf.

Yeşilayer, N., Akın, Ş., & Coşkun, M. (2016). Su ürünleri mühendislerinin sorunları ve çözüm önerileri. Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Gaziosmanpaşa Bilimsel Araştırma dergisi, 13, 1-12.

Fotoğraf: Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi. https://misakizafer.com/2020/05/09/mekteb-i-ziraat-i-sahaneden-ziraat-fakultelerine/

Comments are closed.